Perşembe döneceğim ya, içimi azıcık sıkıntı basıyor. Burada da hastalık yüzünden pek parlak günler geçirmiyorum. Bugün itibariyle hastalığım daha tanıdık bir hal almaya başladı da sevindim. Burnum akıyor, boğazım öyle ağrımıyor ve çok da öksürmüyorum. Klasik soğuk algınlığı hali yani. Öncesinde hırıltılı bir öksürük, garip bir boğaz ağrısı ve çatlamış bir sesim vardı, en kötüsü de o ses. İki gün önce sabah evde su bitmişti, annem sen söyle dedi ben de güvenliği arayıp "Merhaba, biz su rica edecektik." dedim, daha çok miribi biz si ricidik oldu ve bu sesle bu görevi bana yüklemek hatasına düşen annemle ikimiz epeyce güldük. Küçükken ne severdim ama sesimin değiştiği günleri!
Bir acayiplik var bende, rica etsem birileri beni silkeleyebilir mi lütfen? Yine devamlı bir sorgulama haline girdim. Gelecek, geçmiş, ödevler, büyüyünce ne olsam durumları. Özetle, kararsızlık. En sinir bozucu ruh hali. Hangi konuyu ele alırsam alayım kararsız kalıyorum. Sabah omlet yesem mi yemesem mi diye on saat düşünüp omleti yapınca da keşke yapmasa mıydım diyorum mesela. Bir yumurta için bunları düşünüyorsam gelecek konusunda neler evirip çeviriyorum siz hesap edin. Bunlar gelip geçici ruh halleri; iyi güzel de geçsin artık yani, asabım bozuluyor.
İstiyorum ki çok diplomalı, güler yüzlü bir doktor çıksın ve desin ki "Pınar Hanım, şu an içinde bulunduğunuz ruh hali, soğuk algınlığınızdan ileri gelmektedir. Bu vesileyle açıklamış olayım ki boğazınızdaki ağrı, öksürükleriniz ve benzeri semptomlar da tamamen soğuk algınlığı nedeniyle oluşmuştur, çok da gerçeklerdir. Endişelenecek hiçbir şeyiniz yok. Birkaç güne kararsızlığınız ve suçluluk duygunuz normal düzeyde seyredecek, rahata kavuşacaksınız. Ödevlerinizi de bir çırpıda halledivereceksiniz, bitecek."

Annemle dün İstanbul'da ev baktık, iyi mi! Bazen böyle bir evim, kurulu düzenim olsun istiyorum. Bunu istememin nedeni sanırım önümüzdeki yıllar boyunca kurulu bir düzenimin olamayacak olması. Boş yere üstüne üstüne gidiyorum o yüzden. Ekimde master başlıyor, ama benim kafamda hala bir yurt dışı sevdası da yok değil. Masterı burada tamamlayıp yurt dışına doktoraya gidebilirim - ama doktora yapacak mıyım? Doktora yapmazsam ne yapacağım? İşe mi gireceğim? Ne tür bir iş? Bankacı mı olacağım? Telekom şirketine mi gireceğim? İlanlara göre mi hareket edeceğim? Bu kadar sene dirsek çürüttük, e bir işe yaramayacak mı öğrendiklerim? Masterı yarım bırakıp yurt dışında master-doktora yapmaya gidebilirim. Öh yani, burada bir seneyi çöpe atıyorsun, hadi onu geçelim dile kolay dört sene aileden uzakta yaşanır mı şimdi cidden? Dünyanın bir ucu. Zaten ben buna pek hazır olmadığım için masterı burada yapayım istemiştim. Aaa! Kafam karışıyor işte! Her şeyi birden istiyorum çünkü! Yoksa master esnasında bir exchange yapsam da yurt dışı tadını da böylece almış mı olsam? Bak bak, annem aceleye getirdi beni. Daha bir duralım, bir sakin olalım. Master bir başlasın, ben ayaklarımın üzerine iyice bir durayım, ona göre karar verelim demiştik. Plana sadık kalalım!
Rüyamda paten kayıyordum ve bir elimde de bavulum vardı.
Tonton bugün doktora gitti. Aşı oldu, bir de kulaklarına bakılmış temizlenmiş. Annemle akşamüstü Panora'ya gidip onun beğendiği ayakkabıyı alacağız. Ben de kendime bir ayakkabı beğenmiştim, annem görmeden onu alabilir miyim acaba?

Babam "Pomelo(t)" diye bir meyve keşfetmiş, kavun büyüklüğünde bir turunçgil. Ekşi, sarı bir portakal gibi, ama daha bir etli. Sevdiğim bir şeyi manavda görünce sevinçten deli oluyorum, kasayla eve götürmek istiyorum. Babamdan geçmiş bana zaten. Aynı hevesle babam bir değil iki pomelo almış, sonra bir yedik ki içi geçmiş. Bozulmuş artık pomelolar, mevsimi bitmiş. "Şu Pokemon'lardan artık alma, bak tadı kalmamış bunların." dedi annem.
Gazetelerde çok şey okuyorum, buraya da yazmak istiyorum bazılarını, sonra yazmıyorum. Daha kişisel çakışmalarım olduğundan galiba. Günü gelince memleket nereye gidiyor diye uzunca patlayabilirim, öyle bir şeyler hissediyorum hafiften. Gideyim de bugünkü gazeteleri de içimde biriktireyim azıcık.
3 yorum:
biz buna ağaç kavunu diyoruz, bahçemizde de yetiştirioruz. süper bi şi kendisi. ismini de öğrenmiş oldum :D
geçmiş olsun bu arada.
ciddi misin?? babam bahçenizin yakınlarına taşınabilir!
bu arada tebrikler :)) ne zamandır sölicem, kafamdan uçup duruyo hep!
silifke, beklerim =)
teşekkür ederim!
Yorum Gönder