Yaz geceleri! Birileri devamlı konuşuyormuş, gülüşüyormuş, uçuşuyormuş gibi. Kulağıma nasılsa rüzgar çanları çalınır, olmasalar bile duyarım. Dışarda olmanın, olabilmenin keyfinden iyice nefes alırım. Havanın rengi ne güzel olur bundan sonra, akşamüstü duvarlara sapsarı ışınlar ulaştığında. Yavaş yavaş kararmaya başladı mı, ışıklar birer ikişer yandı mı benim saatim gelir, gökyüzü kızılı, moru, sarıyı birleştirir, hafif bir rüzgar çıkar, nasıl rahatlatır. Yine olmasa da evlerden yemek kokuları gelir burnuma, mangal kokusu karışır, zeytinyağlıların servis edildiği tabaklara değen çatal bıçağın seslerini duyarım.

Otobüsten inip taksiyle eve geldim, kimse yoktu. İyi ki de yoktu. Odamı temizlemem gerekiyordu, canım bir saniye bile kaybetmek istemiyordu. Günlerdir kuş yuvası odamın temizliğini düşünmekten villa temizleyecekmişim gibi yerleştirdim kafama. Yaptım, bitti. Kışlıklarımı bir bavula kaldırdım, dolabım ferahladı. Bitince salonun camlarını da sildim, orta camı silmek için yemenili teyzelerden gördüğüm üzere eski zihniyetle bir dizimi camın kenarına attım, aşağı bakmadım.
Tatili beceremeyen insan olur mu? Ben bu tatil işini beceremedim. Tatil yapabilmek nedir ki? Herhangi bir şeyi yapabilmekten farkı yok benim nazarımda, bu da benim bazen baştan aşağı büründüğüm açıklanamaz aşırı düşünürlüğümün yan etkisi. Belki hala tam olarak iyileşemedim. Hayır, hasta değilim. Yine de yapmam gerekeni yapamadım ve burada yapılması gereken herhangi bir sorumluluk değildi, sadece istediğim şekilde davranabilmekti. Söz gelimi tatil anlayışım işleri güçleri rafa kaldırıp serilip yatmaktıysa bunu yapmalıydım, bir yandan çalışıp bir yandan dinlenmekse onu. İçime nedeni belirsiz bir suçluluk duygusunun çöreklenip beni kendimden uzaklaştırmasına, annemi üzmesine ve hepimizin daha çok gerilmesine, gerildikçe daha da suçlanmaya izin vermemeliydim. Bunu beceremediğim için benimle ilgisi olmadığını düşündüğüm, ama bunu kanıtlayacak en ufak bir devinimde bulunamadığım görüşler, yorumlar işitmek durumunda kaldım ve çaresizleştim.
Planlarımı iyi yapamadım. Perşembe günü dönsem daha iyi olacaktı aslında, böylece önümdeki üç günü temizlik, alışveriş, spor, çalışma, kitap gazete okuma, yürüme, açılma gibi kendimle ilgili her şeye ayıracak ve o zaman gereksinim duyduğum enerjiyi depolayacaktım. Dönmeyip Ankara'da geçirdiğim zamanı, dönmeyip Ankara'da zaman geçiriyorum, o halde tatile biraz daha devam edebilirim, diye geçirmeyi beceremedim. Gerildim, son iki gün hem de nasıl gerildim. Bu tuhaf ayarsızlığıma duyduğum kızgınlığı Ankara sokaklarından, Ankara insanlarından çıkardım. Gitmek istedim, neye gitmek istediğimi bilemediğimden kendime bu istediğimi açıklayamadım, itiraf edemedim. Kalmak istedim, kalmamam gerektiğini düşünerek kendime sitem ettim. Kısaca ben bu sefer tatil işini beceremedim. Bunu tekrar tekrar söylediğimde kendimi öyle iyi hissediyorum ki! Evet, bu gidişimde güzel bir ruh haliyle huzurlu bir tatil yapamadım, ayarlayamadım, olmadı. Biraz beceriksizce, tatilin bazı kısımlarını fos çıkardım.
Bunu tekrarlamak bana neden mi iyi hissettiriyor? Çünkü biliyorum. Yapamadığımı söylüyorum ve ortada ne suç kalıyor, ne suçlu. İçime çöreklenen kötülüklerden, bozuk bir ruh sağlığından ya da özgüven yitiminden değil; salt becerememiş olmamdan, dengemi biraz kaybetmemden, doğru düzgün düşünememişliğimden kaynaklanıyor. Tatili beceremediğimi söylediğimde bunun beni etkilemeyeceğini anlıyorum. Geçti, bitti. Takvime çarpılar koyup, heveslenmek için bazı günlerin yanına sevimli kelebekler çizmeye çalışarak her yeni günü kalan hayatımın ilk günü ilan ettiğim günlerde olduğu gibi değil.
Tatil yapmayı başarmak ya da başaramamak gibi biraz gülünç ve azıcık histerik olgularla meşgul olmamayı elbette isterim. Görüyorum ki böylesi bir rahatlığa ermeme hala biraz zaman var gibi. Açıkçası bunu söylemek yine de biraz rahatsız hissetmeme neden oluyor, zira tatil yapmayı başarmak derken tatil yapmayı layıkıyla başarmaya takılmayan biri olabilmek de isterdim. Tatilin de başarısı mı olurmuş diyebilmeyi ve "yüreğimin götürdüğü yere gitmeyi" en çok isterdim. Öyleyse iyi ki ne istediğimi biliyorum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder