Ben diyorum ki bu gece şöyle bir güzel, uzun uzun uyuyayım. Yarın kalkıp sporumu yapayım ve labda projemle uğraşayım, bu ikisinin sıralamasına uyandığımda karar vereyim. Sonra akşam çok yorgun olmayayım ve Bananas'ı izleyemeye gideyim. Uykumu almış olduğum için kafamı kurcalayan şeyleri topak yapıp elimle pıt diye savurabileyim.
Annem ve babam Almanya'dalar, cumartesi dönecekler. Tonton veterinerde kalıyor, annem ona kuştüyü yastıktan yatakçık bile yapmış. Annemle günde otuz kere konuşamadan bu günler nasıl geçecek bilmem. Kendimi şimdiden yalnız hissediyorum.
Hava bugünkü gibi kapalı olduğunda ağlayacak gibi oluyorum. Sevemedim gitti bulutlu gökyüzünü. Mutlu olmak için hala öğleden önce güneşin sarılığına, öğleden sonra kızıllığına ve yaprakların durgunluğuna ihtiyacım var.
Max FM'de hiç reklam yoktu, nasıl para kazandıklarını bilmiyorum ama süper bir şey doğrusu. Arabada iki adım yol giderken tüm kanallarda sürekli reklam giriyorlar, sinirim bozuluyor. Evde sürekli açık olan radyomda dakika başı reklam cıngılı duysam çatlardım herhalde. Yavaştan Max'te de reklamlar başlıyor ama. Bir sigorta şirketiyle yeni açılan bir mekanın tanıtımlarını yapıyorlar ara sıra. Dilerim arkası pek gelmez ve yine de kazanıp yayın hayatlarına bugüne dek nasıl devam etmişlerse bundan böyle de öyle devam ederler.
"Outliers"da başarılı insanların neden başarılı olduklarını okuyorum. Çok ilginç tespitler var, örneğin bir kimsenin doğum tarihi tahminin ötesinde önem taşıyor. Doğum tarihinize göre yirmili otuzlu yaşlarınızda ekonomik krizin ortasına düşüyorsanız öyle pek tepelere çıkamıyorsunuz. Silikon Vadisi'nde isim yapmış adamların aşağı yukarı aynı yıllarda doğduğunu biliyor muydunuz? Bir işte sivrilebilmenin yolunun o iş üzerine en az on bin saat çalışmaktan geçtiğini? On bin saatimi gönlümden geçenleri yazarak mı geçirmeliyim, kodları mı?
Tatlı rüyalar!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder