Max FM'de geçenlerde Kaan'la eve dönüş yolculuğundaydık - gerçi ben evden hiç çıkmamıştım ama süper verimli bir iş gününün ardından eve dönüyormuş gibi yapmak istemiştim. Bir dinleyici bağlandı dedi ki kondansatör nedir bilir misiniz, kutuplanma prensibiyle enerji depolayabilen devre elemanıdır, işte siz de bir kondansatör gibi gün boyunca bana enerji depoluyorsunuz. Peki kondansatörün Türkçesi nedir biliyor musunuz, dedi, meksefe - ve siz de benim meksefemsiniz.
Bugün gökyüzünün renginden resmen ürktüm, tüylerim diken diken oldu. Toz bulutu indi desem toz yok, ama tepemdeki kahverengiliği anlamlandıramadım. Dün ince ayarlarımızı hava durumuna endekslemeyelim derken böyle ekstrem bir gökyüzünün ayara mahal vermeden insanı yutacağını hesaba katmamıştım. Yemek pişirmek için alışverişe gitmemi saymazsak evden çıkmadığım halde boğazım ağrıyor üstelik, iyi uyumuş ve pek bir şey yapmamış olmama rağmen de çok yorgunum. Ama bugün çok güzel beef stroganoff pişirdim kendime, altına kibrit patates bile yaptım! Sabah da sebzeli deneysel soya soslu omlet hazırladım; mmm, che squisito! Meltem geçen akşam elmalı körili tavuk yaptı ve inanılmaz oldu, Perşembe akşamı ben de mi yapsam diye şimdiden onu planlıyorum. Aşçı olsam hep yemek kokarım. Pişirirken doyuyorum bazen, o yüzden pişirip dolaba tıktıklarımı ısıttığım akşamları daha çok seviyorum! Hem gariptir burda yaptığım her şey dolapta bekledikten sonra daha lezzetli geliyor, beklerken marine falan oluyor belki kendi kendine.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder