
Soldan sağa: mango, çilek, hindistan cevizi, kavun.
Güya bunları haftada bir, hadi diyelim iki defa azar azar müsliye falan karıştırıp kahvaltıma tat katacaktım.
Hadi canım!
Ömrümde böyle tatlı krizine tutulmadım! Tatlı sevmem, tatlı istemem, ay bir tatlı olsa da yesem demem. Elmaya yumulurum, o kadar. Tanrı'm bana neler oluyor bilmiyorum! Kimselere söylemedim ama mangoları günler öncesinden bitirmiştim. Hem minik bir paketti o! Sonra birkaç gün önce marketten kuru meyve karışımı aldım. Her gün şöyle minicik bir avuç yerim falan diyordum. Aldığım gün o da bitti. Taa İtalya'lardan aldığım kuru meyveleri geldiğimden beri azimle saklamaya, kurtarmaya çalışıyor, ara sıra üç beş parça didikleyip ağızlarını tekrar sıkı sıkı düğümlüyordum - birkaç dakika öncesine kadar. Önce hindistan cevizinden başladım, göz açıp kapayıncaya kadar tükendi. Pıtı pıtı aşağı inip üç beş dilimlik kavun poşetini de bitirdim. Sıra çileklere geldi; eh artık, dedim, bunlar da kalmasın!
İçim dışım şeker oldu. Daha olsa daha da yerim!
Vanilyalı ve ananaslı sütün buzdolabında korkudan tir tir titrediklerini duyar gibi oluyorum...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder