5 Haziran 2010 Cumartesi

Zzzıt!



Işınlanmak icat edilse ne acayip bir şey olurdu! Harika da olur olmasına, ama o kadar çok kurala uymak gerekirdi ki fiziksel engelleri aşıp bu işi başarsalar dahi sosyolojik yan etkilerden kurtulmak asıl imkansızlık olurdu herhalde.

Ben çok isterim ışınlanmak. Şu aralar labdan Dunkin'e ışınlanmak, görevlinin akademik park yeri girişindeki kulübesinde bulunduğu gıcık günlerde arabamı bırakmak zorunda kaldığım Kuzey Park'tan laba ve labdan arabaya ışınlanmak, labdan tuvalete ve tuvaletten laba ışınlanmak, spora ve spordan ışınlanmak istiyorum. Kalan yolları çekebilirim, fakat bilhassa Kare Blok koridorlarında ve civarında kesinlikle ışınlanmalıyım artık. Ferdi'yle konuştuk; bazı günler Dunkin'in önü çok rüzgar alıyor, dolayısıyla eline bir büyük şemsiye alıp girişte dikilmek suretiyle hava akımını kesmesini kararlaştırdık. Bundan bir iki gün sonra Dunkin'in önünden laba kadar yürüyen merdiven ve bant yapmasını rica ettim. Ah işte ışınlanabilsem onca masrafa hiç gerek kalmazdı!

Bir sabah herkesin ışınlanabildiği bir dünyaya uyansak acaba altından nasıl kalkardık? Şimdi ben burada oturmuş yazımı yazarken hop diye her isteyen dibimde bitiverse olacak iş mi? Liseli genç arkadaşlarıyla bardayken endişeli ve bigudili anne aniden masaya kurulsa? Herkes zıt orada zıt burada, ne özel hayat kalacak ne bir şey. Biriyle buluşmanız gerekiyor ve yorgun olduğunuza dair yalan söylediniz - puf! Bakıyorum da gözler cin gibi, hani yorgunluk? Kapı tıklatmak falan artık ne boş safsatalar olurdu kim bilir. Biz eskiden birilerinin odasına gireceğiz diye kapıyı çalardık! Birinin sizi banyodan çıktığınızda yakalaması, siz yokken eşyalarınızı karıştırması ya da burnunuzun uzadığına kanaat getirmesi bir yana, ne vize pasaport kalırdı ne araba uçak! Peki suç ve mahkumlar ne olacak, ya siyaset? Ne çok sınır çizmek gerekirdi ama! Şu saatler arasında şuradan şuraya ışınlanabilirsiniz; üzgünüz sizi buraya ışınlayamıyoruz, aylık ışınlanma kotanızı doldurmuşsunuz.

Sırf ben ışınlanabilseydim çaktırmadan, hani öyle süper gücüm falan olsa amma keyifli olurdu! Tamam canım biliyorum, sonradan eski hayatımı geri isteyip ağlardım muhtemelen. Mutlu son. O zamana kadar orası senin burası benim gezinir durur, akla hayale gelmeyecek her köşeye girer çıkardım. Ailemi mi özledim, hop Ankara'dayım. Yurt dışı mı, o da ne? Demek karşıda kahvaltıya gidiyoruz, beş dakikaya yanınızda olurum! Hocam beni mi görmek istemiştiniz? Kapari mi bitmiş, hah! Devlet dairesinde işim vardı, yarım saatte hallettim. Salondan yatağa bile kılımı kıpırdatmam geceleri.

Oh be, hayat bana güzel!

Süpermen değiliz ki gücümüzü iradeli kullanalım. Heyecan yok, hayal yok - ee? Amaan, vazgeçtim galiba. Ne yapalım; yine koridor, yine koridor!

4 yorum:

Damlo dedi ki...

ben neden hiç böyle düşünmemiştim acaba. amaca kitlenirken annemi unutmuşum demek :D

p.s: yazı da pek kısaymış :)

pın dedi ki...

aslında kafamdan milyon şey geçti ama tamamen farazi bir konuda hepsini didikleyip kendime bile öh dedirtmeyim dedim. arada kısa kesebiliyormuşum bak :)

Unknown dedi ki...

http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/32684/isinlanmali-mobilya-magazasi-reklami

# Öncelikle bu, oyunculuğun Şahan'ın kötü oyunculuk taklidi yaptığı skeçlerinden bile beter olduğu, harika kamera hareketleri içeren yerel reklamı seyredelim.

# Görüldüğü üzere herkesin ışınlanmadan beklentisi farklı. Fizikçi olarak tüm bu zaruri taleplerin ağırlığını omuzlarımda hissediyorum.
# Umarım bir gün koridor kullanmadan donutçuya gitmeyi, bardaki evladına "geç oldu haydi eve" diyebilmeyi, istenen özelliklerdeki mobilya mağazasını bulmayı sağlayacak teknolojiyi geliştirebilirim.
# Laylay...

Unknown dedi ki...

http://fliiby.com/file/62746/o34u18vx4k.html

# Ahah, bir de bu var. Seçtiğin şapkadaki tavşan resmini görünce çağrışım yaptı. Pixar'ın oscar adayı kısa animasyonu.
# Portal diye bir oyun vardı. Bilir misin? Alakasız iki yere iki portal açıyorsun, birinden girince öbüründen çıkıyorsun. (birini tavana birini de hemen alında zemine açınca sonsuza kadar düşüyorsun. :-) http://orange.half-life2.com/portal.html Buradaki trailer'a bakabilirsin.) Ona benzeyen, slapstick bir komedi.

# Ayh, tutamadım kendimi iki dakikada elli yere referans verdim.
# Tez sunumu hazırlığıma döneyim ben. Hoşçakalasın!