
Geceyle gündüz birbirinden bu kadar farklı olmamalı! Bende bir şey var bu aralar; gündüzleri içimden geleni yapmak, anı yaşamak istiyorum, akşamlarıysa robot olup aynı şeylerden tat almak. Sonra normali sorguluyorum. Normali sevmek zorunda olmadığımı, daha doğrusu böyle ufak ve kişisel konularda herhangi bir normal aramamın gerekmediğini düşünüyorum. Yine de pek rahatlayamıyorum, çünkü tasasızlığım akşamları kayboluveriyor ve yatağıma girip kitabımı elime alana kadar, bir şeyleri yanlış yaptığım hissine kapılıyorum. Çirkin bir şey bu, yorgana sarılana dek yargıçlarla boğuşuyorum. Saati geldiği için beyaz lüleli saçlar yüzümü yıkamamı emrediyor. Düşüncelerimi yüzyıllar öncesinin peruklarıyla somutlaştırmış olmak yüzümü güldürüyor, korkularımdan eğlenerek ilk kurtuluşum.

2 yorum:
Merhaba,
Googlde bir şey ararken gördüm yazılarını. Ne aradığımıda unuttum diye düşünürken aklıma geldi bak şimdi. Işık madde sergisi hakkında yorum arıyodum. Neyse. Yazılarını okumaktan çok keyif aldım. Çok güzel yazıyosun. Ayrıca diğer yazılarına da baktıkça gördüm ki inanılmaz derecede aktif bir insansın:). Yani işte doğru kelimeleride pek bulamadım ama çok hoş işte.
Sırf bu yorumu yazmak için bir account aldım bu arada:) Tanımyorum seni ama takip edeceğim yazılarını.Son kelime olarak Sevgiler desem ne alaka. İyi günler zaten olmaz.Görüşürüz desem oda olmuyor. Sen hayatı dolu dolu yaşıyosun. Sanırım en uygunu bu: İyi yaşamlar...:)
Merhaba,
Yazılarımı okuyup hiç üşenmeden hesap açıp yorum bıraktığın ve güzel düşüncelerini benimle paylaştığın için asıl ben teşekkür ederim! Böyle harika şeyler duymak epey hoşuma gitti :)) Yuvarlanıp gidiyorum aslında, mesela şimdi İtalya'ya yuvarlandım ve internete anca erişebildim, o yüzden yorumunu epey geç yayınlayıp cevap yazabildim. Fırsat bulabildikçe yazıp yollayacağım bu ay, yine okursan ne mutlu bana!
Harika yaşamlar :))
Yorum Gönder